Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 236 Cevapları Öğün Yayınları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Öğün Yayınları Sayfa 236 ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 236 Cevapları Öğün Yayınları

27 Nisan, Pazartesi

İbrahim Minnetoğlu bana kitabını okuttu: İstanbul Fethi, destan denemesi. Yarısında bırakmak istedim: “Hayır, sonuna kadar okuyun.” dedi. Yüzüm tutmadı kitabı kapatmağa. Hiç de sevmedim o şiiri, değil, benim sevebileceğim şiirlerden değil. Kötüdür de demiyorum, anlamıyorum ben o türlü şiiri, bir insanın öyle şeyler yazmağa özenmesini dahi anlamıyorum. Bu şairler birtakım “şiir sözleri” bellemişler, onları diziverdiler mi, şiir yazdıklarını sanıyorlar. İbrahim Minnetoğlu da o kitabı yazdığı için herhalde takdir edilmeğe, alkışlanmağa lâyıktır.
Zaten onu bekliyor. Kendisi için yazılar yazılmalıymış, şiirleri okul kitaplarına alınmalıymış, şiirleri şununkiler- le, bununkilerle karşılaştırılmalıymış. Bu kitabında şöyle bir şey var: “Amansız bir ok atıldı / Zehirli miydi, neydi? / Bu hain ok geldi de / Sancak erine değdi. / Yukarı, aşağı değil. / Tam kalbine saplandı.” Ok bir kişinin tam yüreğine saplandı mı, ne olur o kişi? Ölür değil mi? Bilemediniz işte. Şöyle diyor Minnetoğlu: “Düşecekti, düşmedi. / Önce sancağını ta başına yükseltti.” İş mi sanıyorlar, [böyle] söylemeyi, bellerler onları? Bilmiyorlar bir kahramanı övmeyi, şöyle gerçekten övmeyi, tabiî olarak övmeyi bilmiyorlar da onun için böyle şeyler uyduruyorlar.
Nurullah Ataç,
Günce 1953-1955

Metin ve Türle İlgili Açıklamalar

Okuduğunuz metin, Nurullah Ataç’ın Günce adlı eserinden alınmıştır. Yazar, Ulus gazetesindeki “Ataç’ın Güncesi” adlı köşesinde yayımladığı yazıları daha sonra bir araya getirmiştir. Yazar, gazetelerde bu tür yazılar yazıp bir ilki gerçekleştirmiştir. Günlüğüne ne yazdığını o günkü köşe yazısında okuyucularına bildirmiştir.

Günlük (Günce)

Bir kişinin duygu, düşünce ve gözlemlerini, o günün tarihini atarak günü gününe yazdığı yazılara günlük (günce) adı verilir. Tanımda geçen “günü gününe” sözüyle kastedilen günlük yazarının her gün, o günle ilgili bir şeyler yazmak zorunda olduğu değildir. Günlüğü tutan kişinin önemli gördüğü bir olayı, duygu ve düşüncelerini üzerinde uzun zaman geçmeden, sıcağı sıcağına aktarmasıdır.
Günlük yazarı gördüğünü, duygularını, yaşadığını içtenlikle ifade eder. Bunu yaparken çoğunlukla okuyucuyu düşünmez. Yani “Bir gün okuyucular da benim özel yaşantımı, olaylar karşısındaki düşüncelerimi öğrensinler.” diye bir kaygı taşımaz. Aksine günlük yazarı “Yazdıklarımı nasıl olsa bir tek ben okuyacağım.” düşüncesiyle kimseye söyleyemediklerini, anlatamadıklarını günlüğüne yazar. Yazarın bu tutumu, günlüklerin samimi ve inandırıcı yazılar olmasını sağlar.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

9. Sınıf Öğün Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 236 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Edebiyat Kitabı Cevapları
Bu içeriğe emoji ile tepki ver
0
0
0
0
0
0
0

Yorum Yap