Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 232

“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 232 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 232

5. “Küçük bir kıta komutanına durumu izah ettirmiş ve ne karar vermiş olduğunu anlamak istemişti.” cümlesi yukarıdaki kutucuklarda belirtilen cümle çeşitlerinden hangilerini örneklemektedir? Kutucuk numaralarını aşağıda belirtilen yerlere yazınız.

  • Cevap:

Yükleminin Yerine Göre: Kurallı
Yükleminin Türüne Göre: Fiil
Anlamına Göre: Olumlu
Yapısına Göre: Bağlı

6. “Arkadaşlarından ve emri altındaki kimselerden bizzat kendi verdiği şerefleri bile kıskanmazdı” cümlesi yukarıdaki kutucuklarda belirtilen cümle çeşitlerinden hangilerini örneklemektedir? Kutucuk numaralarını aşağıda belirtilen yerlere yazınız.

  • Cevap:

Yükleminin Yerine Göre: Kurallı
Yükleminin Türüne Göre: Fiil
Anlamına Göre: Olumsuz
Yapısına Göre: Birleşik

7. Yukarıdaki sorularda bulduğunuz cümle çeşitlerinin metindeki işlevlerini belirleyiniz.

  • Cevap: Bu cümlelerin hepsi bir araya gelerek metnin iletisini ortaya çıkarmıştır.

8. Aşağıdaki parçada noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirleyiniz.

Ankara’nın toz kasırgaları içinde nefes kesilen ilk yıllarda idi. Rahmetli Doktor Fikret anlatırdı. Viya- na’da röntgenli bir hekim muayenesinden geçmiş. Profesör sormuş:
— Fırıncı mısınız?
(…)
Bu kıta komutanı manevra sonunda takdir kazananlardan biri idi. Atatürk başkalarına bile:
— Ne mükemmel hareket etmiştir, diye genç komutanı övüyordu.

  • Cevap:

* Ankara’nın toz kasırgaları içinde nefes kesilen ilk yıllarda idi.

  • Kesme işareti, özel ada gelen tamlayan ekini ayırmak için kullanılmış.
  • Nokta, anlamca tamamlanmış cümlenin sonuna konmuş.

* Rahmetli Doktor Fikret anlatırdı.

  • Nokta, anlamca tamamlanmış cümlenin sonuna konmuş.

* Viyana’da röntgenli bir hekim muayenesinden geçmiş. Profesör sormuş:

  • Kesme işareti, özel ada gelen bulunma durumu ekini ayırmak için kullanılmış.
  • Nokta, anlamca tamamlanmış cümlenin sonuna konmuş.
  • İki nokta: Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konmuş.

* — Fırıncı mısınız?
(…)

  • Uzun çizgi, yazıda satır başına alınan konuşmayı göstermek için kullanılmış.
  • Soru işareti, soru eki içeren cümlenin sonuna konmuş.
  • Üç nokta, karşılıklı konuşmada, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap için kullanılmış.

* Bu kıta komutanı manevra sonunda takdir kazananlardan biri idi. Atatürk başkalarına bile:

  • Nokta, anlamca tamamlanmış cümlenin sonuna konmuş.
  • İki nokta: Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konmuş.

* — Ne mükemmel hareket etmiştir, diye genç komutanı övüyordu.

  • Uzun çizgi, yazıda satır başına alınan konuşmayı göstermek için kullanılmış.
  • Virgül, tırnak içinde olmayan alıntı cümleden sonra konmuş.
  • Nokta, anlamca tamamlanmış cümlenin sonuna konmuş.

9. Aşağıdaki parçada günümüz yazım kurallarına uymayan kullanımları tespit ederek bu durumun nedenini belirtiniz.

Hoca Efendi kendi çalımıyla içeri girdi. Sanırım gözleri de pek iyi görmüyordu. Kendisine büyük saygıyla yer gösterildi. O, böyle saygılı gösterilere alışkın ve bütün bunlar kendisi için pek doğalmış gibisine baş köşeye kuruldu. Ona “Hazret” diye söz söylenebiliyordu.
Hazret söze başladı. Tahir Bey, bu hoca efendinin bağlı bulunduğu dünya ile bizlerin temsilcisi olduğumuz dünya arasındaki ayrılığı ve uçurumu iyice bilirdi. Hoca Hayret Efendi Hazretleri kendisinin kırk sandık dolusu kitabından söz açtıkça bu sözlerin bizim üzerimizde yapacağı etkiyi düşünerek gülümsüyordu. Bir aralık İsmail Safa bir muziplik etti: “— Hazret, dedi, şu Hüseyin Cahit üzerine ne buyurursunuz? Rahmetli Muallim Naci için yazdıklarını okudunuz mu?”
Hayret Hoca birdenbire köpürdü. Beni kişi olarak tanımıyordu. Karşısında oturduğumu da aklına getiremezdi:
— Bilgisizlik, iki türlü olur derler. Birisi basit bilgisizlik, öteki katmerli bilmezlik. Basit bilmezlik, açık. Katmerli bilmezlik, bilmediğini de bilmemektir. Ama ben bunlara üçüncü bir cahillik daha ekliyeceğim: üç katlı bilmezlik. Bu da bilmemek, bilmediğini bilmemek, üstelik hiç kimseyi de hiç bir şey bilmez sanmaktır. İşte bu sözünü ettiğiniz herif bu cins cahillerden!..
İsmail Safa makaraları salıverdi. Zavallı Menemenlizade sıkıntısından yerinde duramamağa başladı. Ama benim yüzümdeki gülümsemeyi görünce rahatlaştı. Hoca Efendi’ye gene teşekkür borçluyum ki daha fazla bir şey söylemedi.

  • Cevap:

Duramamağa: Duramamaya. -ma / -me ile biten mastarlardan sonra -a / -e, -ı / -i eklerinden biri geldiğinde araya y koruyucu ünsüzü girer: çalışma-y-a, darılma-y-ı, kalaylama-y-a gibi.

Baş köşe: Başköşe. Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları bitişik yazılır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 232 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Edebiyat Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!